Ten Rengine Göre Saç Rengi Belirleme

Bazen ayda bir ya da iki ayda bir saçlarınızı boyatmak için kuaför koltuğuna oturuyorsunuzdur. O koltuktan memnun kalkmamak çoğu travesti nin korkulu rüyası haline geldi. Bunun başlıca sebeplerinden biri “Saç rengim tenime uygun olacak mı?” sorusudur. Bu korkulu rüya haline gelmiş durumun üstesinden gelmek sandığımızdan daha kolay.
Ten Rengi
Her zaman görünen ten renklerine bakarak saç rengi seçimi yapmak ne kadar doğru tartışılır. Çünkü görünen renk bu seçimi yapmak için yeterli olmayacaktır. Bunun sebebi tenimizin alt tonlarını dikkate almayışımızdır. Cildimiz üç ayrı alt sona sahip. Bunlar sıcak renkler, nötr renkler ve soğuk renklerdir. Sıcak renkler; sarı ana tonunda, soğuk renkler; pembe ana tonunda mavimtırak ve son olarak nötr renkler; baskın tonun olmadığı renklerdir. Ten rengine göre saç rengi belirleme birkaç uygulamayla mümkündür.
Damar Testi
Bu testlerden biri damarınıza bakmaktır. Yeterli ışık ortamında damarınıza baktığınızda gördüğünüz renk mavimtırak ise soğuk ten rengine, yeşilimsi bir renk görüyorsanız sıcak bir rengine sahipsiniz demektir. Eğer ki gördüğünüz renk tam net değilse nötr bir tona sahipsiniz.
Kağıt Testi
Başka bir uygulamamız kağıt uygulamasıdır. Öncelikle yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Daha sonra A4 kağıdına yüzünüze dokundurun. Kağıdı yüzünüzden çektikten sonra kırmızımsı ya da sarımsı bir renk beliriyorsa sıcak bir tona, pembemsi görünmeye başladıysa soğuk bir tona sahipsiniz demektir.
Takı Testi
Öncelikle bir adet gümüş ve altın takınızı yüzünüze getirin. Hangisinin yüzünüze daha uyumlu ve ten renginize daha yakın olduğuna bakın. Altınsa sıcak, gri is soğuk ten rengine sahipsiniz demektir.
Sıcak renge sahip biriyseniz; bakır tonları, altın, karamel, kızıl, çikolata bazında renkler kullanabilirsiniz. Soğuk renge sahipseniz; siyah, kahve, maun, şarap rengi, orta sarışın gibi renkler tam size göre. Nötr ten rengine sahip kişiler ise her rengi kolaylıkla uygulayabilir.

Müziğin Bilişsel Yorumu

Müzik, en ilkel toplumdan en uygar topluma kadar hayatın veyahut travesti yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Müzik işlevinin beyinde bir merkezi ya da sadece belirli bir beyin bölgesini aktif hale getirdiğine dair bilimsel hiçbir kanıt yok. Fakat tam tersine müzik dinlemek ya da müzik yapmak; broca alanı, görme, işitme, koordinasyon ve motor hareketlerini aktif bir hale getirdiği bilinmektedir.
Son yıllarda nörobilimler de elde edilen ilerlemeler sonucu daha fazlasını öğrendik. Fiziksel bir yapıya sahip olan 1,5 kg’lık beyinlerimiz ve o beyinler içinde fiziksel olmayan zihinsel faaliyetlerimiz arasındaki bağlantıları keşfetmeye başladıkça müziğin bilişsel yorumunu gözlemleme imkanımız oldu. fMRI (işlevsel rezonans görüntüleme) ve PET (pozitron emisyon tomografisi) yöntemleri ile müzik dinleyen beyni izleyen bilim insanları beyin, spesifik bir konuya yoğunlaştığında beynin hangi bölgelerinin daha fazla oksijen harcadığını veya hangi bölümlerinin aktif olduğunu gözlemleyebilme imkanı buldular. Bu yolla da beynin müzik ile ilgili olan haritasını çıkardık.
Sevdiğimiz Müzikleri Dinleyince Beynimizde Neler Oluyor?
Öncelikle müzik tıpkı matematik ve fizik veyahut satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektiren bir şey olduğu için; müzik yapmak ya da müzik dinlemek, zihin faaliyetlerimizi iyileştirmesinin yanı sıra mekansal (spatial) zekanın da temelini atar. Diğer yandan müzik algı açısından beynin algıladığı en karmaşık algılardan biridir. Müziğin ritmi, melodisi, seslerin alçalması ya da yükselmesi ve tüm bu parametrelerin anlamlı ve ahenkli bir hal alması dikkat ve yüksek dikkat gerektiren bir şeydir. Daha önce beyinde müziğin algılanması sonucu tek bir yerin değil birçok beyin bölgesinin harekete geçtiğinden bahsetmiştik. Araştırmacılar deneklere hoşlarına giden parçaları dinletip o anda beyinlerinde uyarılan veyahut aktif hale gelen yerlerin görüntülerini çıkardıklarında hipotalamus, nükleus akkumbens ve ventral tegmelant bölgelerinin aktif hale geldiğini gözlemledi. Bu bölgeler en kısa tanımı ile sinirler arası iletişimi sağlayan ve beynin ödül sistemini etkileyen beyin bölgeleridir. Sonuç olarak hoşunuza giden bir müzik dinlediğinizde beyninizdeki ödül sistemi hareke geçiyor ve duygusal anlamda kendinizi bir nevi “ödüllendirmiş” oluyorsunuz

ZAYIFLARKEN DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Aslında herkesin kilo alma nedeni farklıdır. İlk öncelikle neden olan etkeni bulmak gereklidir. Ama bir genelleme yaparsak altında doğru bilinen yanlışlar yer almaktadır.
Öğün atlamak kilo verdirir:
Yemek yiyerek kilo alçağını düşünmek yanlıştır. Yemek yemek günlük temel ihtiyaçlarımızdandır. Harcanan enerjiyi kazanabilmemiz için gerekli bir eylemdir. Yememiz gereken besinleri düzenli bir şekilde yedikten sonra kilo almamız mümkün değildir. Belli saat dilimlerinde yemek yemeliyiz Yetersiz kalori alımında vücut metabolizması yavaşlar ve günlük hareketlerimizle birlikte fazla yağların yakılması da yavaşlar. Bir öğünü atladığımızda diğer bir öğüne çok yüklenmiş oluruz. Dolayısıyla biz öğün atlayarak zayıfladığımızı sanıp aslında kilo alırız.
Çok su içersem istediğimi yiyebilirim: 
Suyun travestiler için tek başına bir zayıflatıcı etkisi yoktur. Ancak düzenli bir beslenme ve sağlıklı yaşam ile bu mümkün olur. Suyun özelliği gereği zayıflatıcı özelliği yoktur. Fakat su sıfır kaloridir. Bu yüzden günde en az 2-2,5 litre su tüketiminde bulunmalıyız.
Form ürünler kilo aldırmaz: 
Tabiki de çok yanlış bir düşünce. Light ürünler ya da form ürünlerin hiçbiri sıfır kalorili değildir. Diyet ürünlerinin tavsiye edilmesinin nedeni kalorisinin az olmasıdır.
Yağ yakıcı ürünleri içersem zayıflarım:
Yağ yakıcı ürün diye bir şey yoktur. Spordan önce alınan besin ve takviyeler bile yağ yakıcı değildir. Sadece daha fazla enerjik bir seviyeye getirerek daha uzun soluklu ve yorulmadan spor yapmayı sağlar. Maydanoz, biberiye, lahana, tarçın gibi ürünler de yağ yakmaz. Sadece sindirime yardımcı olur.
Diyet yaparken bazen kendimi ödüllendirebilirim:
Ödülden kasıt yüksek kalorili besinler ise bu hiç doğru değildir. Tabiki her şeyden yiyeceğiz. Fakat önemli olan bunların miktarını bilmektir.
Son olarak ise kilo verme işi sabır gerektirir. Kulaktan dolma bilgiler ile değil bir uzmana danışarak bir diyet listesi uygulamamız en doğru olanıdır. Sağlıklı bir yaşam için spor ve güzel beslenme alışkanlığı şart unsurlardır unutmayalım.

YEŞİL ÇAY, LİMON VE MADEN SUYU İLE ZAYIFLAMAK

Son zamanların travesti diyetleri arasına giren bu güzel çayın faydaları ve zayıflamaya olan etkisi inanılmaz derecede fazla. Birçok insan tarafından olumlu olarak sonuçlar barındıran bu zayıflama çayını (maden suyu + limon + yeşil çay) karıştırarak elde ediyoruz. Bu çayın zayıflamaya etkisi nasıl olur?

YEŞİL ÇAYIN ZAYIFLAMAYA ETKİSİ: 

Yeşil çay iştahı bastırır, açlık hissini yok eder, yağ ve kalorileri yakar, vücudumuzun ihtiyaç duyabileceği tüm mineralleri karşılar. Ayrıca yeşil çay antioksidan özelliğine de sahiptir. Yeşil çaya antioksidan özelliğini veren bitkisel bileşenler aynı anda yağ ve kalori yakımını da hızlandırır. Bu çayı içip birkaç dakikalık yürüyüşe çıktıktan sonra ciddi derece de etkilerini görmeniz mümkün olacaktır.

MADEN SUYU ZAYIFLATIR MI?

İçerisinde yer alan mineraller sayesinde zayıflamaya ve sindirmeye yardımcı olur. Hazımsızlığa çok iyi gelir ve metabolizmanın hızlı çalışması özelliğine sahiptir.

Limonun Zayıflamaya etkisi: 

Limon vücutta depolanan yağların vücuttan dışarı atılmasını daha da kolaylaştırır. Enerji artışını ve yağ yakımını sağlar.

Peki, bu çay nasıl hazırlanır. Şimdi tarifimiz ile devam edelim.

Malzemeler

⦁ Yarım litre kaynar su,
⦁ 2 Tatlı kaşığı yeşil çay,
⦁ Yarım limon,
⦁ 1 Şişe maden suyu

Yeşil Çay + Maden Suyu + Limon ile Zayıflama Çayı Nasıl Yapılır?
Yapılışı: 

500 gram kaynar suya iki tatlı kaşığı yeşil çay atıp 10 15 dakika kadar demlenmesini bekliyoruz.
Daha sonra yarım limonu sıkarak kabuğu ile beraber demlenmiş yeşil çayın içerisine atıyoruz. Sonrasında ise maden suyunu da ekleyerek çayımızı hazırlamış oluyoruz. Maden sulu, limonlu yeşil çayımızı gün aralarında ara öğünlerde tüketiyoruz.
Her gün düzenli olarak bu tarifi uygulamak çok fazla derecede yağ yaktırıyor ve zayıflatıyor. zayıflatıyor…